alıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2026 Cumartesi

biraz da şiir

"É triste explicar um poema./ É inútil também." yani "bir şiiri açıklamak üzücüdür./ aynı zamanda anlamsız." demiş, brezilyalı şair hilda hilst.

çeviriyi biraz kaşıyınca iki son-uç karşıma çıktı. "faydasız" diyenler de var, "anlamsız" diyenler de. üstelik, şairin ne kastettiğini bilmeyen bizler için ikisi de mevzuya uygun, ikisi de doğru.

ben "anlamsız" olmasını tercih ettim, çünkü öyle daha çok sevdim.

bir de çevirmenliğin yazarlığa eş olduğunu düşündüm. ve dua ettim; ohepvarolan bizi iyi çevirmenlerin eline düşürsün.

13 Ağustos 2026 Perşembe

kendime karne

kemal sayar, "iyi bir hayat nasıl olmalı?" sorusuna, a. c. grayling'ten alıntılayarak cevap veriyor:

"ilk sırada sorgulama ve düşünülmüşlük geliyor: sokrates'in mirası uyarınca, iyi hayat kendi değerlerini eleştirel biçimde seçmiş, "yaşanmış olduğu kadar düşünülmüş" bir hayattır. ikincisi özerkliktir: kişinin hayatının yazarı kendisi olmalıdır; devralınan, dayatılan, korkuyla sürdürülen bir hayat, konforlu bile olsa iyi bir hayat değildir. üçüncüsü anlamlı insani bağlardır: dostluk, sevgi ve duygudaşlık. dördüncüsü entelektüel ve estetik zenginliktir: bilgiye duyulan merak, sanata ve güzelliğe açıklık, hayatı genişleten ve derinleştiren deneyimlerdir. beşincisi dürüstlük ve ahlaki cesarettir: hem kendine hem başkalarına karşı hakikatli olmak. altıncısı ise başkalarının özgürlüğüne saygıdır: kendi iyi hayatımı kurma hakkım, başkalarının aynı hakkını tanımamla sınırlıdır; hoşgörü, çoğulcu bir iyi hayat anlayışının zorunlu sonucudur."*

*

kusursuz ve istediğim her şeye sahip olduğum bir hayat sürdürdüğümü iddia edecek kadar ahmak ve dahi yalancı değilim. ama hâlimden memnunum. ne de olsa "lüks değil ama konforlu ve huzurlu bir hayatım var".

durduğum yeri, olduğum insanı seviyorum. zaman zaman geçmişi düşünüp bu değil de şu yolu seçseydim ne olurdu diye meraklansam da 'bu' yolu seçtiğime fazlasıyla memnunum.

ve şunu biliyorum, yukarıdaki maddeler -ki bold oluşları benim tercihim- ders olsaydı hepsinden de çok iyi notlarla geçerdim.

sanırım bu iyi bir şey...


*: what is good? -the search for the best way to live-

29 Haziran 2026 Pazartesi

bülbülün kanı

"Boyuna gül devşiriyorum eski aşklardan
ve dikenlerde
bülbüllerin kanı var."*

daha önce sormuştum. ama bu defa sormayacağım.

çünkü cevabın evet olduğuna, fırat caner'in bu mısraları yazarken oscar wilde'ın bülbül ile gül öykü/masalından etkilendiğine eminim.


*acının krallığı, heyamola yayınları

2 Haziran 2026 Salı

konum

konum bildiren, konum bildirmek zorunda hisseden sadece ben değilmişim. ferit edgü de aynı dertten muzdarip imiş: 
"Yitmek de var kalmak 
da uzayan çölünde
denizin.
Ya da yeşilliğinde gür bir ormanın.

Benim gönlüm
Bir kaktüsle ulu bir çınar arasında sıkışık."*

*: arada, ah min-el aşk

17 Mayıs 2026 Pazar

eski çamlar

geçenlerde yolum, eskiden şair bildiklerimden birinin sosyal medya sayfasına düştü. düştü, çünkü prensip olarak öylelerini takip etmiyorum.

yalan yok ama. oyalandım, manzarayı seyreyledim. ayrılırken de, "başka bir iktidarda şair ya da yazar olacak adamlar bu iktidarda akademisyen veya bürokrat oldular," dedim.

böyle bir zamana denk geldi işte cevdet karal elinden çıkma, osman konuk'a ithaf iyi marka şairler* şiiri...

*

Soldan şerit sağdan başkan değiştirenler
Düzene dümdüz gidenler pırasayı törenle sayanlar
Şiir yazıyor iken plazalardan iğrenip özgeçmişinde tapanlar
Yaşasın kuramlar dili kıranlar ve spor sloganlar

İyi marka şairler
Soruları yanıtlarlar sinemadan anlarlar bunlar iyi planlar
Terminaller güzeldir şuraya uçak şu saatte kalkar
100 metrelik koşuda sana 99 teori sayarlar

Gördüğün zaman tanı okuduğun zaman anla
İyi marka şairler "tırnak" içinde konuşur çok da şık dururlar
(Aç parantez) devrimlerden sokaklardan yana tavır alırlar
Falanlar, şiiri çıkmazlardan
Aşıranlar, güvenlikten kaçıranlar
Seri sonu manifestolarda indirim var
Açık oturumlarda önce hava durumunu sunarlar

İyi marka bir şair
Görürsen sen birinin üzerinde
Hiç bekleme nakit vakit, çok yakıştı de
Tam mevsimi denk düşmüş tenine

İkinci eli yoktur sıkı marka şairin
Bak burası kesin,
Padişah gözü kadar orijinal ilk eli de
Ver külah al takke kirpi ütülü bir dilde

2 Mayıs 2026 Cumartesi

kafesin biri

selçukla kafka'nın on altıncı aforizmasını konuştuk bugün.

/bir şey anlamadı elbette. hep olduğu gibi, "filmin ortasında sinemaya girmiş, boş gözlerle perdeye bakan çocuk gibi"ydi./

ki orada, "kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı," der kafka.

nedir bu? camus'ya galebe çalan bir absürt denemesi? acıya meyleden bir ironi? sembolizm? şiirini arayan bir mısra? sistem eleştirisi?

hepsi de olabilir. o yüzden 'bence' olanı, bana kalırsa ihtimallerin en büyüğünü söyledim ona.

/verdiği tepkiye bakılırsa, hâlâ "az önce buzdolabından çıkarıldığı için üzeri buğuyla kaplanmış mor üzüm tanesi sesim" favorisi./

bu kafesin anlam arayışından başka bir şey değil. içinde kuş olmayan bir kafes tahta ve -eğer kullanılmışsa- tellerin olduğu bir yığından başka nedir ki? bir anlamı var mıdır?

sadece boşlukta yer kaplayan bir nesne.

tıpkı yaşayıp giden, ölüyor mu yaşıyor mu belirsiz, zaman dolduran bir insan.

8 Nisan 2026 Çarşamba

dönüş

"oraya döneriz, kuşun yuvaya, kuzunun ağıla döndüğü gibi oraya dönmeyi düşleriz. bu dönüş göstergesi, sonsuz düş kurmaların belirtisidir, çünkü insanın dönüşleri, insan yaşamının büyük ritmi içinde, yılları aşan, tüm ayrılıklara karşı düş kurma yoluyla savaşan ritimle gerçekleşir. aralarında yakınlık kurulan yuva ve ev imgeleri bağlılığın içtenlikli bileşkesini yansıtır."*

*:gaston bachelard, mekânın poetikası (aktaran: alejandro zambra, eve dönmenin yolları)

4 Nisan 2026 Cumartesi

zalim nisan

/hayır, onu yapmayacağım. çünkü, çok ve çoktan söylendi.

ayrıca, "çok şükür" dediğinizi duydum./

dünyanın en bilindik ve en çok terennüm edilen dizeleridir bunlar. ama söyleyenler güzelliğine takılıp öteye geçemedikleri için yanlış anlaşılagelmiştir.

oysa tariz sanatının en güzel örneklerinden biri vardır burada: "ben zalim diyorum, sen seni seviyorum anla."

sadece tabiatı derin bir uykudan uyandıran nisan'a teşekkür yoktur oysa. kışa da vardır. hakkını da teslim eden bir teşekkür.

bu uyanış kış sayesinde olmuştur. onun koruyup kollaması, sarıp sarmalaması olmasa hayat devam edecek gücü bulamayacaktır.

nisandır en zalimi ayların, doğurtup
leylakları ölü topraktan, yoğurup
anılarla istekleri, can verir
ölgün köklere bahar yağmuruyla.
kıştı ılık tutan bizi, sarıp sarmalayıp
savsak karla toprağı, destekleyip
kuru köklerle kalan son yaşamı.
*

sadece tabiatın değil bizim de kışa ihtiyacımız var bence. kabuğumuza çekilmeye, durulmaya, soluklanmaya, pencere önünde durup akıp giden sokağı seyretmeye. ve dahi bir şeyleri kaçırmaya.

kayıp değil kazançtır, bana kalırsa.

10 Mart 2026 Salı

tıpkı ben

160.Kilometre en başından bu yana takip ettiğim, 'benim yayınevim' diyebildiğim bir kaç yayınevinden biri. sadece kitap tercihleri değil, blog tarzına yakın bulduğum internet siteleri de çok iyi. kimlikli, zevkli, klas...

bir çok iyi şiir okudum o sitede. ama en çok çene. yazıları için ziyaret ettim. okumak için ya da yeni bir çene. yazısı var mı diye merakla.

ahmet güntan'ın yazdığı/ icat ettiği, şiirle düzyazı arasına sıkışmış, bazan mektup bazan günlük hissi veren metinleri her defasında keyifle okudum.

uzun zamandır kitaplaşmasını bekliyor, daha keyifli okumak için yazıların çıktısını alıp öyle okuyorum. evet, altını da çiziyor, derkenarlara bazan yürek çiziyor bazan da birbirini tek noktada kesen dört minik çizgiyle çentik atıyorum.

son yazısını da aynı hevesle okumaya başladım. daha ilk cümle de çarpıldım. kadim dostumuz paranoyak pérez'i andım hatta. çünkü yaş bahsini saymazsak -zira ben, yirmili yaşlardaki kızlarla takılma yaşlarındayım- benden bahsetmiş. her gün gençlikten biraz daha uzaklaştığım şu günlerde bir süredir zihnime yerleşen, dilime dolanan bir şeyi söylemiş.

"70 yaşındayım, önümden geçen her şeyi seyrettim, gördüm— gördüklerim hakkında fikir sahibi olmanın doğru olduğunu düşünerek birçok fikre sahip oldum, şimdi dünyaya bir fikir sahibi olmadan bakabilmenin esas üstün varoluş niteliği olduğunu anladım."


merkez üs: https://160incikilometre.com/2026/03/07/her-seye-ragmen-kapi-onu-sembiyozu-benim-icin-asklarin-en-guzelidir-ahmet-guntanin-yeni-cene-yazisi/

notgibi: belki yazı hoşunuza gitmez ya da sizi içine kabul etmez. en azından son paragrafa gidin ve "tam da bir mektubun bitmesi gerektiği gibi" deyin.

11 Ocak 2026 Pazar

karışmak

paralel evrenlere benzer ama değil.

atışmaya benzer. atışma da değil.

*

bazan iki duygu iki ayrı yerden, iki farklı metinden gelir, aynı günde, tıpkı bambaşka dağlardan doğup gelen ırmaklar gibi birbirine karışır.

"nehir adaları, durmanın akmaya karşı küstahlığıdır. her şey akar gider ve o öylece kalır. susmadan önce seçtiğimiz o kelimenin öylece kalması gibi alnımızın ortasında."*

"hiçbir şey söylemek zorunda değilsin. bunu sakın unutma! insan çoğu zaman bir şey söylememek için bulunmaz bir fırsatı kaçırır ve tam da bu yüzden mahvolur."**


  *: furkan çalışkan, tuna kısmet
**: claire keegan, emanet çocuk

20 Aralık 2025 Cumartesi

başlangıçlar

tolstoy'un, "bütün muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir," dediği herkesçe bilinir.

ya tolstoy, rus değil de türk olsaydı?

kesin, "bütün muhteşem hikâyeler aynı şekilde başlar: para da var," derdi.

mesela, "o yaz selçuk ve yakariyle ankara'daydık. para da var."

6 Kasım 2025 Perşembe

nazire

o muhteşem türküye, daha doğrusu türkünün "ayağında potini var/ zengin mi sandın" dediği yere nazire. anonim.

"elinde ayfonu var/ zengin mi sandın?" 

4 Kasım 2025 Salı

tarz

bu ara, adını bakmadan yazamadığım macar yazar lászló krasznahorkai'ın direnişin melankolisi'ni okuyorum. nobelden bağımsız listemdeydi. ama lászló krasznahorkai bu yılki nobeli alınca sırasını öne aldım.

bir nehri hatırlatan uzun, upuzun cümlelerle anlatıyor derdini. menderesler geliyor aklıma. usul usul, kıvrıla kıvrıla ovayı aşıp denizine yol alan bir menderes. zaman zaman bu yavaşlık beni metinden koparıyor ama hissi yerinde duruyor. anlatı geri planda akmaya devam ediyor.

bazan aklıma bir şey geliyor, gugıllı gençlere soruyorum. onlardan birinde, anlatı tekniği hakkında konuşuyordu:

"bir stil bulmak benim için hiç zor olmadı çünkü onu hiç aramadım. münzevi bir hayat yaşadım. her zaman arkadaşlarım oldu ama sadece birer birer. ve her arkadaşımla, birbirimizle sadece monologlar halinde konuştuğumuz bir ilişkimiz vardı. bir gün, bir gece ben konuşurdum. ertesi gün veya gece o konuşurdu ama diyalog her seferinde farklıydı çünkü birbirimize çok önemli bir şey söylemek istiyorduk ve eğer çok önemli bir şey söylemek istiyorsanız ve arkadaşınıza bunun çok önemli olduğuna ikna etmek istiyorsanız, noktalama işaretlerine veya noktalara değil, nefeslere ve ritme, ritim, tempo ve melodiye ihtiyacınız vardır. nu bilinçli bir seçim değildir. bu tür bir ritim, melodi ve cümle yapısı daha çok karşımızdaki kişiyi ikna etme isteğinden kaynaklanır."

23 Ekim 2025 Perşembe

çok modern

sosyal medyada rastladım bu anlatıya. arkadaş hikâyesi olarak anlatılıyor ama fıkra olması da bir ihtimal.

ama fark etmez.

*

'modern sanat'a ev sahipliği yapan bir müzede çalışan bu arkadaşa temizlik görevlisi her gün elinde bir 'şey'le gelip soruyormuş:

"bu sanat mı, yoksa atayım mı?"

29 Ağustos 2025 Cuma

geçmişe yolculuk

samuel umtiti... stoper mevkiinde oynayan, kamerun asıllı fransız milli oyuncu. barcelona yıllarından hatırlayanlar olabilir. ama küçük bir ihtimal. ne de olsa bir ronaldo, messi değil. bir alex hiç değil. 

ama geçenlerde çok güzel bir laf etmiş. nostalji tanımındaki eksik parçayı tamamlamış adeta.

"geçmişe dönebilmeyi çok isterdim. geçmişteki bazı şeyleri değiştirmek için değil, mutlu olduğum ama mutlu olduğumu bilmediğim anları tekrar yaşamak için."

8 Ağustos 2025 Cuma

bir aşk hikâyesi

"seni seviyorum ama aşk artık burada kışlamayacak. (...) beni seviyorsun ama bu senin uzaklara gitmeni engellemeyecek."*


*: lale müldür, kuzey defterleri

23 Temmuz 2025 Çarşamba

hak, hukuk, haram, helal

tam da bunlardan bahseden "şiir"i bir defa daha analım:

"İmar ruhsatı olan bir müteahhit şehrin ırzına tecavüz ederken yasal olarak suçsuzdur ama yaptığı iş helal değildir.

Keza raf ömrünü uzatmak için ekmeğin içine kanserojen madde koyan fırıncının yaptığı ambalajın üzerine koyduğu sürece yasal dolayısıyla suçsuzdur, ama helal değildir.

Bir kalem darbesiyle atar ergenleri sokağa döken yazar, alevler afakı sardığında suç mahallinde değilse, olayları evinden seyrettiğini ispat edebiliyorsa yasal olarak suçsuzdur ama helal değildir."*

*:alev alatlı

20 Nisan 2025 Pazar

şelale

birhan keskin, ve ipek ve aşk ve alev namlı şiirinde "akmamak için kendini tutan suyu gördüm" diyen h. michaux'nun unuttuğunu tamam ediyor adeta:
"aklıma suyun intiharı geliyordu hep
şelale deyince"
*

şelale güzel bir kız ismi yine de. upuzun kirpiklerinin gölgelediği kocaman gözleriyle dünyaya ve insanın içine içine bakan, siyah, simsiyah saçları su gibi omuzlarına çarpıp etrafa saçılan.

2 Mart 2025 Pazar

dönsün dünya

sema enci, "tersine gidilemeyeceğini gösterir yağmur"¹diyerek türkçenin en büyük şairine eşlik ederken, peşi sıra "şiire dön şiire dön kalbim"² diyerek konuyu biraz daha köpürtür.

*

bir... "sen ve yağmur./ başa dönemezsiniz./ öyle bir yol yürüdünüz ki ancak/ dönüş yolunu yokederek gelebilirdiniz/ inişiniz bir iniş olurdu başa dönmemecesine."

iki... "eve dön! şarkıya dön! kalbine dön!/ şarkıya dön! kalbine dön! eve dön!/ kalbine dön! eve dön! şarkıya dön!"

1 Ocak 2025 Çarşamba

dua

"bana üflediğin ruhu nergislere vermek istiyorum allah'ım
kurtar beni anlam denen kuytudan."*


*: cengizhan konuş