*
arkadaşım. fenerbahçeli. eli ayağı düzgün, bana kalırsa oldukça yakışıklı bir çocuktur. bir sevgilisi var. brezilyalı. cvsinde yazanlardan biri de 'manken'.
fenerbahçe'nin uzun bir aradan sonra şampiyonlar ligine kalacağı lyon maçını birlikte izlemişler. anladığım kadarıyla gecenin sonunda herkes mutluymuş.
/geniş aile geleneği olarak fenerbahçeli olduğumdan ben de çok sevindim. hatta maç sonu ilk yorumum, bunu şampiyonluk sayarım, oldu./
kendisiyle biraz fenerbahçe muhabbeti yapmak isterdim ama hem vakit geç olduğu hem de sevgilisi uzun bir tatilden döndüğü için elim telefona gittiyse de vazgeçtim.
sanki o da aynı şeyleri hissetmiş gibi ertesi sabah ilk fırsatta aradı.
tebrikler falan derken, sohbet uzadı hâliyle. "maç sonrası sevgilimle" diyerek yeni bir paragrafa başlayınca başıma geleceklerden korktum ve "günün sonunda, keşke fenerbahçe her akşam kazansa, dedi, galiba" diyerek kendimce hikâyenin sonunu hızlıca bağladım.
haklıymışım ama anlatmak istediği o değilmiş. sevgilisine, "sen uyu," demiş, beraber uyumak yerine. "ben sosyal medyada biraz yorum okuyacağım."
bunu fenerbahçeli olmayan biri anlamaz elbette. o işin en güzel kısmından vazgeçmeyi fenerbahçeli olmayan kimse anlayamaz.
/evet, en güzel. giysiler de dahil ne varsa soyunmuşsun. yanında 'çıplak' kalacak kadar birine itimat etmişsin. sarılıp uyusan da sohbet etsen de etrafta cennet kokusu./