/bir şey anlamadı elbette. hep olduğu gibi, "filmin ortasında sinemaya girmiş, boş gözlerle perdeye bakan çocuk gibi"ydi./
ki orada, "kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı," der kafka.
nedir bu? camus'ya galebe çalan bir absürt denemesi? acıya meyleden bir ironi? sembolizm? şiirini arayan bir mısra? sistem eleştirisi?
hepsi de olabilir. o yüzden 'bence' olanı, bana kalırsa ihtimallerin en büyüğünü söyledim ona.
/verdiği tepkiye bakılırsa, hâlâ "az önce buzdolabından çıkarıldığı için üzeri buğuyla kaplanmış mor üzüm tanesi sesim" favorisi./
bu kafesin anlam arayışından başka bir şey değil. içinde kuş olmayan bir kafes tahta ve -eğer kullanılmışsa- tellerin olduğu bir yığından başka nedir ki? bir anlamı var mıdır?
sadece boşlukta yer kaplayan bir nesne.
tıpkı yaşayıp giden, ölüyor mu yaşıyor mu belirsiz, zaman dolduran bir insan.