beni türk pop müziğine öykücü başlattı.
ben o zamanlar sözlerini yarım yamalak ya da sözlüklere baktıkça anladığım yabancı şarkılar, gözlerimi kapatınca hayal kurmama izin veren klasik müzikler dinliyordum. geriye kalanları ise dinlemiyor da duyuyordum. düşünün bir, bırakın türküleri neşet ertaş'ı bile henüz keşfetmemiştim.
öykücü'nün türkçe pop dinlediğini fark edince de çok şaşırmıştım. ne de olsa onun büyük büyük annesini korsanlar uzak bir saraydan kaçırmış, buralara getirmişti. hem melekler türkçe pop dinler mi? cennetin seslerini değilse de senfoniler, klasikler falan dinlediğini sanırdım.
üstelik sadece sezen aksu, nilüfer, ilhan irem, mfö, nazan öncel, yıldız tilbe, tarkan vs. değil ne bulursa dinliyordu. ayna, jale, izel, kayahan, hatta yonca evcimik bile dinlediğini hatırlıyorum.
ve kısa bir süre de olsa bana yonca evcimik sevdirdiği bugün bile aklımda. kendisini değilse de bir şarkısını. daha doğrusu şarkısından bir yeri.
suskunluğumu kırmak için yapmıştı galiba. "bu kadar" gözleriyle bana anne anne bakmış, "seni herkeslerden daha iyi tanımıyorum belki ama ben seni herkeslerden daha iyi anlarım," demişti.
iyi gelmişti.
böyle bir günde herkese iyi gelir.
'ölüler'e bile...
2 yorum:
hem melekler türkçe pop dinler mi? Dinliyorlarmış mı peki :)
dinliyorlar... kesin bilgi.
Yorum Gönder