7 Mart 2017 Salı

gecenin kemanı*

takvimlerin yıl hanesinde iki tane sıfırın yan yana durduğu zamanlar.

türkü değil, neşet ertaş dinliyorum. blues, chris isaak peşi sıra danny vera ile biraz daha modernize olmuşum.

cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası, ulus, opera sahnesi... genç bir şairin** çıkıp, "banane zümrelerden, züppelerden/ kalabalıkların mazereti olan kabalıklardan./ onların bezenmiş yalanlarına,/ meze islamlarına,/ doğum kontrollerine,/ çalışan kadınlara yapılan iyileştirmelere/ ve senfonilerine iman etmiyorum/ ki senfoni/ cuma akşamı bir başkent putudur" diye şiir yapmasına çok var.

sosyete müslüm gürses'i keşfetmiş, ben arabesk bir yanım olduğunu kendime bile itiraf etmiş değilim. ama isminden devşirdiğim anarşist tavır yüzünden protest müzik dinliyorum.

bir dakika.

mola.

"anarşist" ya da "anarşizm" kelimelerini sevmiyorum o ara. "isyan" benim kelimem. hatta oraya buraya yazdığım bir dizem bile var: geceyi yıkan bir isyan sözcüsüyüm.

devam.

protest müzik dinliyorum demem boşuna değil. çünkü özgün müzik dersem yalanım ortaya çıkacak gibi geliyor. bir şeyden daha var: ahmet kaya'yı sevmiyorum ve dinlemiyorum. "ahmet kaya'yı sevmesek de şarkılarını dinleyebiliriz" çözümünü de henüz keşfetmiş değilim.

bu şarkı da o dinlemelerin hatırası. adını da çok seviyorum. belki bir arabesk sanatçı söylese de olurdu.

* fatih kısaparmak, gecenin kemanı


**:ahmet sefa dinleyici

2 yorum:

aysan dedi ki...

küçüktüm o zamanlar ;f.kısaparmak ''sevdiğine sözü olan bir kilim dokur'' diye şarkı söylerdi.bunun nedenini hiç anlamazdım.

bu şarkıyı ise ilk defa dinliyorum.ben yalnız olmak istiyorum artık.
insanları sevmiyorum demek isyan sayılır mı?
yoksa anarşist miyim?:)

verbumnonfacta dedi ki...

nerede okuduğumu şimdi hatırlayamadığım bir cümleyi biraz köpürtmek isterim:

kilim ortaya çıktığında kültürel olarak bizden olanın hor görüldüğü bir dönemden geçiyorduk. hâliyle türkülerde bundan nasibini alıyordu. kilim ise hem türkü gibiydi hem değildi. ve bir çeşit ara bölge gibiydi. toplumsal riyakarlığımızla* birleşince çok dinlendi. o cümle ise şu; bir nesli türkülerle barıştıran şarkı.

halinize gelince, ne asi ne anarşistsiniz. "geçmek bilmeyen bir ergenlik" sizinki :) bunu kendimden biliyorum. hatta bir yazıda anlatmıştım.

*:riyakarlık dediğim ise şu: senfoniler, kayalar, taşlar, metaller dinleyip ilk fırsatta halay başı olabilmek için kulis yapmalar, çifte telli uğruna terden sırılsıklam olan gömlekler, bluzlar falan.