20 Eylül 2013 Cuma

yalanlarım

kendimi kaptırmış, ne güzel anlatıyordum işte. üstelik, gözlerimi kapattıktan sonra düşmeyeceğime bütün kalbimle inanarak kendimi uçurumdan aşağı bırakabilirsem tam yere çarpacakken tıpkı bir kartal gibi havalanacağımı biliyordum, kısmına gelmemiştim bile.

ama hep "med" diyen, bir defa olsun "cezir" demeyen okyanus rengi gözlerine bulut gölgeleri düştü. o gölgeleri farkedince daha fazla anlatamadım. ben susunca kayalara çarpan dalgaların beyaz köpükleriyle yeniden gözlerine yerleşti. okyanus rüzgarları bedenimi üşütürken sordum.

"yoksa bana inanmıyor musunuz?"

"elbette inanıyorum. üstelik, sizin sadece doğrularınıza değil, iyi söylenmiş yalanlarınıza da talibim ben."

*

olaylar sırasında ona aşıktım. hem de çok aşık... olmasaydım bile bu cümlesinden sonra olurdum.

ama aşıktım. ben de "daha çok" olmakla yetindim.

Hiç yorum yok: