19 Temmuz 2010 Pazartesi

dedektif

aynı zamanda ünlü bir yazar olan kadim dostuyla her cumartesi öğleden sonra uğradıkları kitapçıda buldum onları. yazar arkadaşı, bir yandan dükkan sahibiyle sohbet ederken bir yandan da yanına yaklaşmaya cesaret eden genç okurlarına ilkini ezberlemeye çalışırken sonrakileri kaçıracakları cümleler kurmakla meşgul. biz de bir kenarda durmuş üzerine en çok konuşmayı sevdiği şeyden, polisiyelerden konuşuyoruz; kitaplar, filmler..

bizim memlekette bir adam dedektif olmaya kalksa, "bir arkadaş"ı için gelen ve eşinin bu "bir arkadaş"ı aldattığından şüpheleniyoruz, diye söze başlayan kıskanç kocalardan başka müşterisi olmaz. ya da çek-senet takibi yapmak zorunda kalır. muhtemelen insanlar içtiği viskiye haram diye karışır, etrafta adamın iflah olmaz bir alkolik olduğu konuşulur.

kahramanımız da iki ay sonra hem kirayı ödeyemediği için hem de hayal ettiği şeyin bu olmadığını farkederek büroyu boşaltır ve sosyetik mekanlardan birine güvenlik şefi olur.

Hiç yorum yok: