12 Mayıs 2017 Cuma

şiir için

ismet özel muş'ta, askerdedir. trabzon'da yedek subay olarak askerliğini yapan arkadaşı ataol behramoğlu ise bir subaya karşı geldiği için malazgirt'e sürgün ve hapis gitmiştir. muş'a bir gün orhan adında bir çocuk gelir. beraberinde behramoğlu'ndan bir şiir getirir ismet özel'e. şiiri arkadaşına moral vermek için yazmıştır.

ismet özel, dolu gelen tabak boş gönderilmez düsturuyla bir şiirle arkadaşına mukabele etmek ister. ne var ki, şiir onun için hiçbir zaman vasat duygulanım anlarında ortaya çıkan ergen işi, günlük yazısı değildir. her sanat eseri gibi yaratım sürecine ihtiyacı vardır. zaman ise bir asker için sorunların en başında gelir.

düşünür ve nihayet çaresini bulur. revire gidip üç dişini birden çektirir. bu, üç günlük koğuş izni demektir. ancak, üç gün şiiri bitirmesine yetmeyecek, üçüncü günün sonunda tekrar revire gidip iki dişini daha çektirecektir.

önceki üç dişte biraz sorun vardır belki ama son iki diş sapasağlamdır. sağlam dişler sayesinde şiir biter. böylece, "sana durlanmış kelimeler getireceğim" diye başlayan yıkılma sakın şiiri ortaya çıkar.

elbette bu, bir dize için bir tek şey feda etmeyen, sırtını iktidar(lar)a ve belediyelere dayamış şair sıfatlıların anlayabileceği bir şey değildir.

2 yorum:

lydia dedi ki...

nasıl zarif bir şairler dayanışması örneği, nasıl zarif bir sunum.
öyküsü şiirlerinden, şiirleri kadar dokunaklı.
yaşlanmaya başladığım için mi şiirleri okurken ciğerime bulutlar geldi oturdu?
hele gözlerim şu dizeleri okşarken...

kelimeler, bazısı tüyden bazısı demir
seni çünkü dik tutacak bilirim
...
“ölüyoruz, demek ki yaşanılacak”


“seni tamamlayan, arındıran
...
biraz da acılardır unutma”

verbumnonfacta dedi ki...

'görünen'in "şair dayanışması" olduğunun farkındayım. ama asıl olan "erkek dostluğu"dur. bir zamanlar, "aşktan da üstün" dediğim erkek dostluğu.

bu, kadın ve kadın, erkek ve kadın arasında doğması imkansız bir güneştir.

ve hayata dair "ölüyoruz, demek ki yaşanılacak" kadar iyi bir ikna cümlesi bulunamaz. yaşamayan nasıl ölsün ki?