2 Mayıs 2012 Çarşamba

bir masada iki kişi: sadece

çayından son bir yudum aldı, masaya bıraktığı fincanı parmak uçlarıyla ortaya doğru itti. bir süre camdan dışarı, belki de apansız bastıran yağmurda ıslanmamak için koşuşan insanlara baktı. bakışlarını oradan alıp az önce masanın ortasına doğru ittiği fincana verirken konuşmaya başladı:

- beni sevmediğini söyleyebilir misin?

- sen de biliyorsun, söyleyemem.

- o halde beni sevdiğini söyle. bir defa olsun, seni seviyorum, de.

- bu hiçbir şeyi değiştirmez. çünkü, bir anlamı yok.

- varsın olmasın. sadece, aklımın, kalbimin bildiğini duymak istiyorum.

- seni seviyorum. ama, sadece seviyorum.

*

ona hiçbir zaman yalan söylemedim. nasıl tutulmak sevmek değilse, sevmek de istemek değildi.

19 yorum:

busra m. dedi ki...

bence verbum non facta, bir kişi elmayı seviyorsa, elma da onu sevmek zorunda kalacaktır ve istemek.

verbumnonfacta dedi ki...

duanın gücüne inanırım. bir şeyi çok istemenin yapılabilecek en güçlü dua olduğuna da.

bazen 'sevmek' 'kalmak'a yetmez, sadece bu.

Adsız dedi ki...

bence kalmıyorsa yeterince sevmiyordur, tam tersini nasıl açıklayabilirsin ki?

verbumnonfacta dedi ki...

izin verirseniz bu yorumumda size itiraz etmek istiyorum phoebe.

'sevmek' ya da 'aşk' hayatı, insanları, nesneleri, olayları bambaşka ışık altında güzel görmeye yetebilir ama güzelleştirmeye yetmez.

Adsız dedi ki...

sevmediğin için değil de güzelleştirmediği için mi kalmıyorsun yani?
ben sevmenin neden kalmaya yetmediğini merak ediyorum,

verbumnonfacta dedi ki...

sadece 'sevmek' kalmaya yetmediği için kalmıyor galiba masanın bu tarafında oturan.
*
neden bilmem aklıma bir ayrılık filmi geldi. uygun kosullar altında o örneği konuşalım:

adam hasta ve yatalak babasını bırakamaz, çünkü babası onu bilemese de adam onun babası olduğunu biliyordur. kadın ise ülke koşullarına katlanamadığı için yurt dışına gitmek istiyor olsun. ben olsam, o kadını ne kadar seviyor olursam olayım o durumda babamı bırakmazdım. (filmde başka şeyler söz konusu olduğunu biliyorum. sadece koşulları örneğe uygun hale getirdim)

Adsız dedi ki...

evet oldukça somut bir örnek olmuş, galiba kişisel yorumlar yapmak gerekecek buna.
ortada hasta bir baba olmasa da kadının peşinden gitmeli mi insan?
aslında sen burada sevmek tek başına yetmez bir de koşullar uygun olmalı diyorsun ama ben iki insanın süresiz bir etkileşiminden söz ediyorum.
bazen şöyle olur ya;
birini seviyorsundur ama onla beraber olmak istemezsin, yanında kalmak, devam etmek, ama seviyorsundur.kalmana yetmiyorsa yeterince sevmiyor musun? yoksa yanında kalmak için başka şeyler de mi gerek? ne mesela? tutku? kaybetme korkusu? ne?

verbumnonfacta dedi ki...

az önceki örneği bir kenara bırakırsak eğer, normal koşullar altında insan tutkusunun, aşkının, sevgi(li)sinin peşinden gitmeli. doğrusu budur.

ama bazen yetmeyebilir. ve bunun toplum kurallarıyla, semavi dinlerin emirleriyle alakası yoktur. bizzat kişiyle alakalıdır.

Adsız dedi ki...

galiba haklısın, doğru olanı unutmamamız dileğiyle..

verbumnonfacta dedi ki...

evet, bu doğruyu kimseler unutmasın. dileyelim ki...

busra m. dedi ki...

phoebe keske yilmasaymis bu sohbetten.

verbumnonfacta dedi ki...

yıldığını sanmıyorum.

Adsız dedi ki...

ikisi de değil :) yazıdan daha uzun yorum yazmışım yahu diyip susmaya karar vermiştim

cecil dedi ki...

yetmiyor sevmek iyi bilirim..
ama bitmiyorda o sevmek.hiç bitmiyor.

verbumnonfacta dedi ki...

@phoebe,
bir önceki yorumda, yıldığını sanmıyorum, dedikten sonra bir cümle daha yazmıştım. gülümseme ikonundan cesaret bularak sildiğim o cümleyi kayda geçebilirim: sadece huysuz ve kalın kafalı bir adama anlatmaktan yoruldu :)

@cecil,
halden anlamak bu galiba. biraz da yaşayınca bilinen, yaşayınca öğrenilen.
bir de, dert etmeyin. biter...

Adsız dedi ki...

biraz yorucu bulduğumu itiraf etmeliyim ama huysuz ve kalın kafalı bulduğumdan değil farklı şeylerden söz ettiğimizdendi..hepsi için teşekkür ederim :)

verbumnonfacta dedi ki...

asıl ben teşekkür ederim.

bu 'huysuz ve kalın kafalı adam' aşka, sevgiye, aşk için yakıp yıkmaya inanıyor. aşk için şehir değiştirmeye, 'ne zaman istersen çağır, ne durumda olursam olayım gelirim' demeye de.

ve bilir; insanların iradeleri güçlü değil, tutkuları zayıf olur.

ama etrafınıza iyi bakın, seviyor olsanız dahi birlikte olamayacağınız ve hatta yapamayacağınız insanlar vardır.

mesela ben, aşkından ölüyor dahi olsam, özlem tekin şebnem ferah rekabetinde şebnem ferah'ı tutan, üstelik ona 'şebo' diyen bir kadının yanına bile yaklaşmam :)

cecil dedi ki...

bi de çemkirmek kelimesini kullanan bir kadına..

verbumnonfacta dedi ki...

@cecil,

o liste o kadar uzun ki, gerçi bir yerlerde yorum olarak yazmıştım ama devam etmek bu yorumu, bırakın yazının kendisinden yorumların tamamından bile uzun yapar.