21 Haziran 2026 Pazar

brokoli

bir whatsapp konuşmasında, "bu hayatta istediği ilk şey olmayabilir ama en çok istediği şey olduğuna eminim," dedim.

/konuyu hatırlamıyorum ama yüksek ihtimalle selçuk hakkında konuşuyorduk. çünkü, selçuk 'adını vermek istemediğim bir sıralama'da ikinci sıraya düştüğünden bu yana kulakları daha çok çınlar oldu./

bunu der demez, o, küçüklüğünden bu yana ne zaman hapşırsa, "çok yaşa, iyi yaşa, güzel yaşa" diye dua ettiğim, yakışıklı ve huysuz ergeni hatırladım.

çünkü bir gün itiraz etmişti: neden 'iyi yaşa' dedikten sonra 'güzel yaşa' da diyorsun ki? aynı şey değil mi?

dilim döndüğünce iyi olanın güzel, güzel olanın iyi olamayabileceğini anlattıktan sonra bir örnek aradım. buldum da... "mesela brokoli," dedim.

/şimdi olsa, decartes'ın örneğini çalar, "dedikodu" derdim ama o zaman "mesela brokoli," dedim./

"sağlık için iyi ama yemesi o kadar da keyifli değil. iyi ama güzel değil."

ama o itiraz etti. "ben çok seviyorum brokoli yemeyi," dedi.

biraz da harika sandığım örneğimin boşa gitmesinin etkisiyle yılan gibi tıslayarak, "anasının oğlu," dedim, kendim duyabileceğim bir sesle. "n'olucak?"

pişman değilim.

Hiç yorum yok: