4 Nisan 2016 Pazartesi

the lobster (2015): son sahne

the lobster(2015)'ı izlediniz mi?

hani, dogtooth(2009) ile bizi duvardan duvara çarpan sonra da bizi yığılıp kaldığımız yerde bırakıp odayı terk eden -üstelik kapıyı kapatmadan- yorgos lanthimos var ya, onun şimdilik son filmi.

ruh eşi, aşk, evlilik üzerine acımasız bir kaç söz. problem yaşayan çiftlere verilen çocuk. sırf "ilk gözlüğünü hatırlıyor musun?" sorusunu sorabilmek için gözlük kullanan sevgili arzusu.

(daha uzun yazmak isterdim ama öyle yapınca bitiremiyorum bir türlü. zaten bu yüzden "o sahne"ler ile "altı çizili satırlar"ın yaşadığı ihmal.)

*

ama o son sahne(ler).

belki cevabını bildiğimiz sorular sınavı.

belki bizzat yönetmenin kendi sorduğu soruyu cevapsız bırakması.

belki izleyici kendi "son-uç"unu seçsin jesti.

belki yönetmenin pek insanca bir zaafla tercih ettiği gizemli bir son.

hayır, hiçbiri değil. kadın korku ve endişe içinde adamın dönmesini beklerken adam tereddüt etmeden tereyağı bıçağıyla kendini kör etti. ama yönetmen bunu yapmasını değil, lokantanın arka kapısından çıkmasını ve bıçağı da yemek artıklarıyla dolu bir çöp tenekesine atmasını söylemişti ona. adamsa filmin başından bu yana -hatta doğduğundan bu yana- olduğu adam olmaya devam etmeyi seçti. yönetmen lanthimos da kendisini dinlemeyen kahramanına kızdığı için o sahneyi filme dahil etmedi.

hepsi bu.

üstelik lanthimos'un içten içe bu durumdan memnuniyet duyduğuna, kahramanıyla gurur duyduğuna eminim.

Hiç yorum yok: