13 Mayıs 2015 Çarşamba

masumiyet müzesi

roman değil, müze olan...

ama biz önce romandan konuşalım: okuma zevkine güvendiğim bazı otoriteler(!) pek beğenmese de ben keyifle okumuştum. zaman zaman "orhan pamuk anları"na şahit olduğumuz tutku yüklü, melankolik bir romandı. hatta, eğer varsa öyle bir ayrım, "erkek romanı" olduğu dahi söylenebilir.

orhan pamuk'un gerek roman çıkmadan önce gerek çıktıktan sonra verdiği röportajlarda bahsedip durduğu "masumiyet müzesi" fikri ise rahatsızlık vericiydi. romanın gündemde olduğu o günlerde bu müzenin asla açılmayacağını, bunun bir pazarlama stratejisi olduğunu iddia etmiştim. ne zaman karşıma müzeye dair bir şeyler çıksa, "reklam kokan hareketler bunlar, orhan" demişliğim bile vardır.

derken, müze açıldı. bu açılışın armağını olan "kapağı" ise özenle saklıyorum. belki ilk ziyaretçisi değildim ama bulduğum ilk fırsatta gittim. ortak dostumuz orhan'la beraber füsun'la kemal'i ziyarete gitmiş gibi.

romana ait adres ve apartmanda kurulmakla meraklıları için cazibe merkezine dönüşen müze, romanın ruhuna uygun tasarımı, renk ve ışık seçimiyle daha da etkileyici olmuştu. blogta da uzun uzun anlatmak istediğim o ziyareti biraz da o dönem kendi içimde yürüdüğüm yollar yüzünden anlatamamış, ziyaret boyunca hissettiğim, "hangi kadın böyle bir tutkunun nesnesi olmak istemez?", "her kadın nihayetinde bir müzesi olsun ister." türünden duyguları biraz da anı olsun diye bir cümlelik bir ahkâma* sığdırmıştım.

ikinci defa gitmek kısmet olmadı. ama bu ikinci ziyaret için verilmiş bir sözüm var ve ilk fırsatta tutulmayı bekliyor.

ve geldik bugüne; masumiyet müzesi artık google kültür enstitüsü sayesinde internet üzerinden ücretsiz gezebiliyor, şeylerin masumiyeti ile yaptığınızı bilgisayar karşısında yapabiliyorsunuz.


*: bu tek cümle, blog mahallesine olan imanımı tazeler. ne zaman içimde bir şüphe belirse bu tek cümlenin yorumlarla köpürüşüne bakarım.

4 yorum:

Sehir Kackini dedi ki...

Eseri okumadım ama net ortamında gezinmiştim. Gerçekten güzel fikirmiş ve hoş bir mahsül olmuş. Ayrıca daha ziyade beğendiğim ise kadının şiir olmasına dair verdiğiniz link. Bende de bir şeyler yenilendi galiba. Umarım bu köpükler hiç dinmez.

verbumnonfacta dedi ki...

bu sanal ziyaret aslının yerinin tutmuyor elbette. sadece hatırlatıyor. bir manada "şeylerin masumiyet"inin yerini de tutuyor.

o link gibi etkileşimler olmasa blog mahallesinden taşınır, defterlerime dönerdim.

mat dedi ki...

şöyle hissetmediniz mi okurken; füsunların evinin pencerelerini taşlamak gibi bir duygu...ya da tüm köpek biblolarını uzay boşluğuna fırlatmak..ben böyle kötü duygular hissetmiştim.

verbumnonfacta dedi ki...

hayır.