3 Mayıs 2014 Cumartesi

karar

yetenek yarışmaları eskiden de vardı. o zaman da nefret ederdim. andy warhol'un vaat ettiği "on beş dakika" için mizahı seçenlerin neredeyse tamamı taklit yaparak şanslarını dener, süleyman demirel, hıncal uluç, erdal inönü gibi popüler kimlikleri tekrar ederdi.

bir arkadaşım, "ben de yetenek yarışmasına katılacağım," demişti. "ve kameranın karşısında öylece durup bir soran olursa, başta hıncal uluç, süleyman demirel ve erdal inönü olmak üzere hiç kimsenin taklidini yapamıyorum, sahip olduğum yegane yetenek bu, diyeceğim."

*

borges neredeyse her akşam -muhtemelen kendisine,"bir rüyayı unuturken" adlı şiiri yazdıran güzeller güzeli viviana aguilar yüzünden- galeria del este'deki la ciudad adlı kitapçıya gidermiş.

yazarın bu alışkanlığından haberdar olanlar da onunla buluşmak için kitapçıya gelir, sohbet etmek ya da kitap imzalatmak için yanına yaklaşırmış. bazan arkadaşı bioy casares de bu dostça toplantılara katılır, kitapçının sahipleri borges'e sevgilerini sunar, borges de bunu kabul edermiş. sıranın uzadığı günlerden birinde, borges ve yakın arkadaşı bioy düzinelerce kitap imzalıyor, bir yandan da şakalaşıyormuş: "adolfito, imzaladığımız onca kitaptan sonra imzasız kitabımızın ne kadar değerli olacağını bir düşünsene."


*

böyle bir niyetim ve yeteneğim yok ama bir gün yazar olursam, özgeçmişime, ot dergisi'nde yazmayan nadir kişilerden olduğumu yazacağım.

2 yorum:

gölge dedi ki...

o vakit imzasız bir kitapta ben isterim ..

verbumnonfacta dedi ki...

yaptığı muazzam defansa rağmen borges'in imzasını tercih ederim.