7 Mayıs 2023 Pazar
günün sorusu: yalnızlık
hangisi daha büyük? uzak ülkelerde yaşayan oğulların yalnızlığı mı, yoksa o oğulların geride bıraktığı annelerin yalnızlığı mı?
5 Mayıs 2023 Cuma
dakika ve skor
"Hatip dayım gençliğinde, Mangal Dağı'nın öbür tarafındaki köylerde çobanlık yapardı. Evlendikten üç ay sonra karısına bir gün yanlışlıkla "Zahide" diye seslenince, karısının kalbi kanlandı, "Kim bu Zahide?" diye yeri göğü inletti. Hamile kadın, az kalsın karnındaki çocuğu düşürecekti. Aklı tutulan Hatip dayım, bu adın diline nasıl geldiğini bilemedi. Ne kendi ailesinde ne de çobanlık yaptığı köyde Zahide diye biri yoktu.
Ertesi gün koyun sürüsünü kıra çıkarırken, ekmek torbasını evde unuttu. Akşama kadar aç kaldı, bu yüzden sürüyü köye biraz erken getirdi. Eğer o gün erken dönmeseydi, otlak yerinden geçen bir Çingene kafilesiyle karşılaşacak ve kafiledeki en güzel kızın adının Zahide olduğunu öğrenince kadere gücü yetmeyen ölüm mahkûmları gibi o an sevdalanacaktı. Evini barkını bırakıp Çingene kafilesine katılan Hatip dayım uzak köyler dolaştıktan yedi yıl sonra Zahide yüzünden çıkan bir kavgada bıçaklanarak ölecekti. Ama o gün otlaktan erken döndüğü için bunlar olmadı."*
*: burhan sönmez, masumlar
1 Mayıs 2023 Pazartesi
yaş bahsi
bu günlerde konusu açılmasın, sıra oraya hiç gelmesin istediğim bir bahis var.
hayır, siyaset değil. futbol ya da ekonomik gelişmeler de. kadın erkek ilişkileri, evlilik, bekarlık üzerine de konuşurum dert değil. veya alkolün zararları, kara delikler, modern sanat.
ama konunun 'yaş'a gelmesinden, peşi sıra kelimelerle ya da kelimesiz, "kaç gösteriyorum?" diye sorulmasından nefret ediyorum.
genç veya yaşlı, başka bir deyişle çocuk olmayan herkes sonrasında aynı şeyi bekliyor çünkü: hiç göstermiyorsunuz!
sanki bunu duymazsa ölecek, dünya savaşı çıkacak, küresel ısınma ve açlık, bir sınıf dolusu çocuk öksüz kalacak.
varlığı yaşını göstermeyişine bağlı. hayatın anlamı, boşlukta kapladığı yerin ederi. belki bir yerlere müdür dahi olabilir.
ama hayır. üzgünüm ama hayır. hepiniz de yaşınızı gösteriyorsunuz. converseleriniz sizi genç kız yapmıyor, dinlediğiniz müzikler üniversiteli. o muhabbetler sizi kaybedenler kulübünün yaşlı bir üyesi yapıyor yalnızca. o tişört de kendini genç sanan orta yaşlı bir bey. kabul, güzelsiniz ama hiç de anime kahramanlarına benzemiyorsunuz. güzelliğiniz de otuzlu yaşlara yürüyen genç bir kadın olmaktan.
ben mi? elbette yaşımı göstermiyorum.
size kaç lazım?
29 Nisan 2023 Cumartesi
taşınma
sabahın oldukça erken bir vaktinde bambaşka bir tavanı seyrediyor, klişe olduğunu bile bile tavanda bir şeylere benzetecek bir şeyler arıyordum. "dünyanın en uzun taşınan insanı ben olabilirim," derken yakaladım kendimi.
o kadar uzun sürdü ki bunun bir rekor olduğuna, bir daha kırılamayacağına eminim. büyük konuşmak olmasın ama ömrüm varsa o ömürde yalnızca bir defa taşınma hakkı tanıyorum kendime.
üstelik kitaplığım hâlâ üç parça.
18 Nisan 2023 Salı
bir öykü
mimar sinan güzel sanatların ad toplamıyla portekizli izlenimi bırakan parlak öğrencisi burada olsaydı ona bir öykü anlatmak isterdim.
sanki bir üst geçidin korkuluklarına dirseklerimizi koymuş da bir nehri seyredermiş gibi akıp giden vasıtalara bakarken.
büyük usta, bir kaç gün içinde önce toprağa düşecek sonra da çürüyüp gidecek kiraz çiçeklerinin güzelliğini seyrederek manastırın bahçesinde yürüyormuş. talebelerden biri acele ettiği için nefes nefese, söyleyeceklerinden ve büyük ustanın huzurunda olmaktan dolayı heyecanla yanına yaklaşmış. konuşmasına izin veren, "söyleyeceklerini söyleyebilirsin" manasına gelen sessizliğin ardından, "ben," demiş.
"ben suyun üzerinde yürümesini öğrendim."
büyük usta, çiçeklerin geçici olmakla çoğalan güzelliklerine bakmış ve talebesine sormuş.
"peki, bundan vaz geçebilecek misin?"
diyeceğim o ki, ister tesadüfen isterse emek harcayarak birini bulmuş ya da bir adayı keşfetmiş birinin kendine sorması gereken tek bir soru var:
"peki, bundan vaz geçebilecek miyim?"
Etiketler:
arkadaş hikayeleri,
günden kalan,
hâl beyanı
17 Nisan 2023 Pazartesi
dua/dilek
"tanrılardan tek dileğim
onlardan bir şey istememeyi
bağışlamalarıdır bana."*
*: ricardo reis'ı giyinmiş pessoa
14 Nisan 2023 Cuma
jamais vu
ya da okunduğu gibi yazarsak: jamevu...
dejavu hissini biliyorsunuz. işte jamevu tam onun zıddı.
yani tanıdığımız birine, bildiğimiz bir yere karşı sanki onu ilk kez görüyormuş gibi yabancılık hissetmek.
sizi bilmem ama, bu his, en çok yazarken oluşuyor bende. yazdığım kelime birden gözüme yanlış ya da farklı görünüyor.
belki de sürekli tekrarlanan kelime anlamını yitiriyor ve sadece bir ses yığınına dönüşüp yabancı, bilmediğim bir harf topluluğu oluyor.
*
bir de onu yıllar sonra bir fotoğrafta, herkesin sosyal medya, eş, dost, akraba için fotoğraf çektirdiği o ünlü 'balkon'da orta doğulu antik bir kente yaslanmış olarak görmek ve tanıyamamak var.
yabancı, o kadar yabancıdır ki, geçmişin geçmişte kaldığını, -eğer böyle bir şey mümkünse- ona yeniden aşık olmanız gerektiğini hissedersiniz.
ne dersiniz? bu hissin de bir adı var mıdır?
11 Nisan 2023 Salı
ahmet uluçay'ın yüzü
lacivert dergi, yüzüncü sayıda... ya da kendi deyişleriyle, "100. lacivert"te...
tuba kaplan soruyor, usta yönetmen semih kaplanoğlu yanıtlıyor:
- türkiye'yi bir dize olarak düşündüğüm zaman "türkiye ağır yüktür kemik çatırdatır" ya da "türkiye kadar bir çiçek", umut ve zorluklar aklıma geliyor. merak ediyorum, türkiye'yi, memleketi ya da anadolu'yu bir film olarak hayal ettiğiniz zaman sizce bu ne tür ve nasıl bir film olur? aklınıza sahne mi, yönetmen mi, film mi geliyor, nedir metafor?
- aklıma bir yüz geliyor: ahmet uluçay'ın yüzü. şöyle söyleyeyim. buğday'ı yapmadan önce mezarını ziyarete gittim. onu tanımıştım. heyecanlı ve tutkuyla filmler yapmak isteyen birisiydi. belki de herkesten çok. allah nasip etmedi. onun o yarım kalmış umudunun, tutkusunun içini dolduruyoruz biz de. benim kuşağımın yaptığı her film onun umududur, duasıdır diye düşünüyorum bir bakıma.
9 Nisan 2023 Pazar
7 Nisan 2023 Cuma
bugün
yedi nisan cuma. iki bin yirmi üç...
yeni odalar, yeni başlangıçlar. ya da bundan sonraki hayatımın ilk günü.
5 Nisan 2023 Çarşamba
tehlikeli şiirler: altmış üç
bugün tehlikeli şiirler okuyalım leyla
ibrahim aladağ'dan bir şiir* mesela...
Allahım artık bana bir ilk mısraİliklerim ağrıyor yalnızlıktan bana bir ilk mısraKimse kalmadı artık gelecek olanKimse gelmedi yanımda yürümeye omuzu omuzumdaSırtımda hep o aradığım o hep bulamadığım sırtımdaBen işte yani ben demek olan bir başınalığımlaBeklemek değil aramak belkiDeğil unutmak geçmişini değil satmak dostlarınıBana bir mısra Tanrım bir anlatayımBir çıksın içimden bir dönsün dilim bir çözülsün gönlüm ve genişlesin göğüs kafesimKaburgalarımdan sıyrılıp zonklasın yüreğim halkın ortasındaÇarpsın yüreğim herkeslerin unuttukları için kıpırdasındılım kavga adınaSorsun onlara sıyrılabilirlerse hesaplarındanSorsun hesabını hesaplarla zasanılan günlerinSorsun sordukça sorularla arasın yüreğim bulsun intikamınıTanrım bana bir mısra intikam adınaHayat intikam banaYaşıyorum onların o her şeyin sahtesinin paha ettiğiYalanının itibar gördüğü dünyalarından öç almak adınaUnuttuğum her şey için Tanrım beni bağışlaHep acele edip hep geciktiğim için öldü ne olduysaYetişemediğim için onların hızınaSonra aşk sonra hayat sonra fırtınaBana bir mısra Tanrım bana bir ilk mısraDirilip genişlemek içinÇıkmak için içimdenİçimden çıkarmak için içimi kemireniGene aramak için bulmayı bulamadıkçaYüzüme bulaşan bu karanlıktan kurtar beniBu yalnızlıktan yakınmaktan kurtar beniGün olunca gün olacaklardan korkmaktanGece olunca kendimle uğraşmaktanTitreyip uyanmaktan kurtar beniKorkudan koru beniBeni koru korunaksız kalmaktanKucağını göğe açanlar adınaOnların yalvardıkları adına bana bir mısraKafirin küfrünü yaymak için göz diktiği vatanım uğrunaVatanlıktan çıkarılmak istenen vatanım aşkınaBabalığı elinden alınan babam adınaAileliği unutan aileler adınaAklını kaybeden arkadaşlarımın akılları içinHer gün binlercesiyle okullardaSusmak öğretilen konuşmamak öğretilen nesiller adınaBir mısra bana sadece bir mısra anlatamadıklarım adınaÜzgün düzgün söz söyleyenBaş eğmeyen direnen bir mısra
*:anlatamadıklarım adına, tek kişilik bir oyun (s:39-40), ebabil yayınları
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)