2 Mayıs 2026 Cumartesi

kafesin biri

selçukla kafka'nın on altıncı aforizmasını konuştuk bugün.

/bir şey anlamadı elbette. hep olduğu gibi, "filmin ortasında sinemaya girmiş, boş gözlerle perdeye bakan çocuk gibi"ydi./

ki orada, "kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı," der kafka.

nedir bu? camus'ya galebe çalan bir absürt denemesi? acıya meyleden bir ironi? sembolizm? şiirini arayan bir mısra? sistem eleştirisi?

hepsi de olabilir. o yüzden 'bence' olanı, bana kalırsa ihtimallerin en büyüğünü söyledim ona.

/verdiği tepkiye bakılırsa, hâlâ "az önce buzdolabından çıkarıldığı için üzeri buğuyla kaplanmış mor üzüm tanesi sesim" favorisi./

bu kafesin anlam arayışından başka bir şey değil. içinde kuş olmayan bir kafes tahta ve -eğer kullanılmışsa- tellerin olduğu bir yığından başka nedir ki? bir anlamı var mıdır?

sadece boşlukta yer kaplayan bir nesne.

tıpkı yaşayıp giden, ölüyor mu yaşıyor mu belirsiz, zaman dolduran bir insan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder