/bu dünyadan vazgeçişinin sene-i devriyesi yaklaşırken üç hacimlik didem madak külliyatını okumak istemiştim. okudum da.../
"ah"lar ağacının daha başında, "karnabahar kızartmıyordu asla/ başroldeki kadınlar" dediği yerde gelişti olaylar.
"bilinçaltı muazzam bir muamma,"dedim bu defa da murat menteş'i anarak. daha doğrusu taklit ederek.
meğer karnabaharın tohumları yıllar önce atılmış içime. belki de o yüzden önemsemiş, manalar katmışım.
ya da basit bir tesadüftür. şair olmadığım için uzun uzun yazmışım sadece.
şimdi de bunları yazdım işte. kabak kızartmaya hazırlanırken.
ah sevgili didem..çok çok çok severim..söylemeye vakti yettiği kadarıyla bile derin bir "ah" bıraktı içimize..
YanıtlaSilbazıları bayım sadece karnabahar kızartmasını bilmiyor değil, o ünlem sesini de bilmiyor.. ayrıca sevilmez mi hiç, kızarmış olsun yeter ki kabak, karnabahar, patlıcan hatta bamya :))
onlar için gelsin bu şarkı. "ah"lar ağaci'nın epigrafı sayılabilecek yerden hem de.
YanıtlaSil*
Ah... ünl. 1- Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme gibi duygular anlatır. (TDK Türkçe Sözlük)